Bir Yumurta Bir Sperm

✦ ✦ ✦

Önsöz

Bir Yaşamın Başlangıcı

Her şey bir hücreyle başlar.

Bir yumurta.
Bir sperm.

Mikroskop altında baktığınızda sıradan görünürler. Ne kalpleri vardır. Ne gözleri. Ne de bir hikâyeleri.

Ama doğru zamanda, doğru koşullarda bir araya geldiklerinde; insan hayatının en büyük başlangıcına dönüşürler.

Ben yıllardır bu başlangıç anına tanıklık eden bir hekimim. Laboratuvarda döllenmiş bir hücrenin ertesi gün ikiye bölündüğünü, sonra dörde, sekize, on altıya ulaştığını görmek…

Bu, bilimin soğuk yüzü değildir.
Bu, biyolojinin en şiirsel mucizevi halidir.

Fakat bu kitabı yazma nedenim yalnızca bu mucizeyi anlatmak değil. Bu kitabı yazma nedenim, o hücreye ulaşana kadar verilen mücadeleyi anlatmak.

Negatif gebelik test sonuçlarını,
Sessizce dökülen gözyaşlarını,
“Bizde mi sorun var?” sorusunun ağırlığını…

İnfertilite (kısırlık) yalnızca bir tıbbi tanı değildir. Bir çiftin zamanla kurduğu hayalin ertelenmesidir.

Bu kitapta size mucize vaat etmeyeceğim. Bilim mucize üretmez. Bilim güçlü olasılık üretir.

Ama şunu söyleyebilirim:
Doğru bilgi, yanlış korkudan daha güçlüdür.
Gerçekçi umut, kör iyimserlikten daha değerlidir.

Burada size yumurtayı anlatacağım. Spermi anlatacağım. Embriyoyu, rahmi, doğru zamanı ve yaşı anlatacağım.

Ama en çok da şunu anlatacağım:
Bir hayatın başlangıcının ne kadar biyolojik,
ve ne kadar insani olduğunu…

Çünkü bazen tüm karmaşık süreçlerin özünde, tüm istatistiklerin, tüm protokollerin ve tüm bekleyişlerin arkasında yalnızca iki hücre vardır.

Bir yumurta.
Bir sperm.

İşte yaşam böyle başlar.